Ana Sayfa Gündem 5 Kasım 2019 3172 Görüntüleme

Hisarcıklıoğlu, Geleceğin Meslekleri Mesleklerin Geleceği Kongresi’ne katıldı

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından düzenlenen “Geleceğin Meslekleri Mesleklerin Geleceği Kongresi”nde konuşan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, hayatta her yatırımın bir riski olduğunu vurgulayarak, “Her yatırımdan zarar edebilirsiniz ancak tek bir yatırımın zararı olmaz. O da eğitime yapılan yatırımdır” dedi.​ Dünyanın hızla değiştiğine dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, ilk bilim insanı Arşimed’in torunları olarak dünyayı muazzam şekilde değiştirmeyi başardıklarını, sürücüsüz otomobiller, dronelar, asistan robotlar, yapay zeka ve sanal gerçekliğin dünyanın yeni gerçekleri olduğunu söyledi. Hisarcıklıoğlu, dünyanın mobil yaşadığını, müşteri, pazar, tedarikçi, bütün unsurların tek bir bilgisayara bağlı olduğunu ifade etti. Bu çağın resmi adının teknoloji, bilim, internet çağı olduğunu belirten TOBB Başkanı, artık zengin olmak için tek bir bilgisayar, iyi bir ekip ve iyi fikrin yeterli olduğunu söyledi. Hiçbir işin garantisinin olmadığı ve iş bulmanın giderek zorlaştığı bir çağı yaşadıklarını anlatan Hisarcıklıoğlu, “Çağın gerisinde kalanlar rekabet edemiyor, ayakta kalamıyor, geriye düşüyor ve kaybediyor. Bilgi hızla artıyor. İş yapma biçimlerimiz ezberlerimizi bozuyor” dedi. Amerikalı düşünür Warren Bennis’in 1991’de söylediği ‘Geleceğin fabrikasında yalnızca iki adet canlı olacak: Bir köpek ve bir insan’ sözünü hatırlatan Hisarcıklıoğlu, “İnsanın görevi fabrikadaki köpeği beslemek, köpeğin görevi ise insanın fabrikadaki makinelere yaklaşmasını engellemek olacak. Kısacası, geleceğin fabrikasında canlılara pek ihtiyaç olmayacak, her şeyi makineler yapacak. Ama bugün geldiğimiz noktada, geleceğin fabrikasına ilişkin düşündüklerimiz önemli ölçüde değişmeye başladı. Artık daha fazlasına ihtiyacımız var. Geleceğin fabrikası artık daha sonuç odaklı düşünen, değerlendirme yapmayı ve problem çözmeyi bilen çalışanlar istiyor. Geleceğin fabrikasında makinalar çalışırken sürecin bir şekilde aksaması, işleyişin durması çok pahalıya mal olacağından onu işletecek çalışanların son derece becerikli olmaları gerekiyor. Esnek bir şekilde, çıkacak problemlere anında müdahale edebilecek, çözüm üretebilecek kabiliyete sahip olmaları gerekiyor. Dolayısıyla da o fabrikada ne iş yapıldığını bir bütün olarak kavrayabilmeliler. Disiplinlerarası düşünebilmeliler. Doğru bilgiye hızla ulaşabilmeliler” şeklinde konuştu. Bu nedenle, bu yeni sanayi devrimi çağının üniversitelerini ve tüm okullarını değiştirmek gerektiğine dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, eğitim modelini yeni çağın gerekliliklerine uygun hale getirmek gerektiğini, bu yüzden Türkiye’nin ilk yapay zeka mühendisliği bölümünü TOBB ETÜ’de kurduklarını söyledi. İş dünyasının talep ettiği insan kaynağını yetiştirmek için yapılması gerekenlere değinen Hisarcıklıoğlu, “Gençlerimizi sınırlamamalıyız. Onları yıllarca hayalperest olma diye yetiştirdik. Elbette hedef koymaya teşvik etmeliyiz. Elbette çalışma alışkanlığını kazandırmalıyız. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin hepsinin bir ortak özelliği var: Teknolojiyi kullanmak! Gelecekte birbirimizle konuştuğumuz kadar makinelerle konuşmak zorundayız. Artık Türkçe’ye hakim olmak ve yanına bir de yabancı dil eklemek yetmez. Tüm meslek gruplarına bir programlama dilini de muhakkak öğretmeliyiz” dedi. Hisarcıklıoğlu, gençlerin başarısız olmaktan, hata yapmaktan korktuklarını vurgulayarak, “Çalışma arkadaşlarıma söylediğim bir şey var: İş olan yerde hata olur! Büyük başarıların arkasında muhakkak başarısızlık ve azim vardır. Google dünyanın 21. arama motoru. Yani Google, Google olmadan önce 20 kez başarısız olmuş bir fikir. Korkutmayan, denemelerini teşvik eden bir yaklaşımımız olmalı” şeklinde konuştu. Topyekun bir zihniyet değişimine ihtiyaç olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, devrin artık icat çıkarma, eski köye yeni adet getirme devri olduğunu söyledi. Ortaklık kültürünün zayıf olduğuna dikkat çeken TOBB Başkanı, “Takım halinde çalışabilme becerisi 21. yüzyılın en önemli becerilerinden biri. Biz birlikte iş yapmayı sevmiyoruz. Kavga, ego devreye giriyor. Kazanmanın yolu güçleri birleştirmekten geçiyor. Bu kültürü değiştirmek zorundayız. Pratiğe dayalı, gerçek problemleri esas alan bir eğitim modeli geliştirmeliyiz. Üzülerek görüyorum ki gençler işe başladıklarında tamamen teorik bilgiyle dolu. Başarıyla üniversiteden mezun olmuş ama daha öğrendiği o bilginin sahada ne işe yarayacağını bilmiyor! Tabii bir de o bilgi de belki birkaç yıla eskiyecek. O nedenle gençlere öğrenmeyi öğretmek zorundayız. Ve iş dünyasının ihtiyaç duyduğu gerçek problemlerle onları daha öğrenciyken karşılaştırmalıyız. İşte bakın ben sadece TOBB Başkanı değil aynı zamanda Türk İş Dünyası’nın üniversitesi olan TOBB ETÜ’nün de Mütevelli Heyeti Başkanıyım. Türkiye’de üniversite sanayi iş birliğini gerçek anlamda, ortak eğitim modeliyle biz başlattık. Öğrencilerimiz 3 dönem eğitim görüyor. Hem sırada hem sahada öğreniyorlar. Bizim öğrencilerimiz 1 yıllık iş tecrübesi ile mezun oluyorlar. Çok şükür bu sistem başarıyla işliyor. Mezunlarımızın %48’i ilk 1 ay, %82’ü ilk 1 yıl içinde iş buluyor. Ortak Eğitim modeli tüm partilerin seçim beyannamelerine girdi” dedi. Hisarcıklıoğlu, girişimci gençler yetiştirmek zorunda olduklarını vurgulayarak, zengin olmanın yolunun girişimcilik olduğunu, ülkelerin girişimci ithal ettiğini ve işsizliğin çözümünün de girişimcilikte olduğunu söyledi. Türkiye’nin geleceğinden umutlu olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin potansiyelinin çok büyük olduğunu, petrol ve doğalgazın olmadığını ama müthiş dinamik gençlerin var olduğunu, onları doğru yönlendirerek, hedefleri çok rahat yakalayacaklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay da ülkenin en önemli zenginliğinin sürdürülebilir kalkınmaya öncülük eden insan kaynağı olduğunu belirtti. Sürdürülebilir kalkınma ve gelişimi sağlayacak toplum yapısını oluşturmanın, alt yapı ve eğitim olanaklarını şekillendirmenin içinde bulunulan dijital dönüşüm çağında tüm karar alıcıların öncelikleri arasında yer aldığını ifade eden Oktay, robotik sistemler, otomasyon, yapay zeka ve biyoteknoloji gibi alanlardaki gelişmelerin bambaşka bir geleceğe kapı araladığını söyledi. Kalkınma Planı kapsamında milli teknoloji hamlesi için ihtiyaç duyulan iş gücü profilinin belirlenmesi ve bu ihtiyaca dönük ortaöğretim ve yükseköğretim programlarında güncelleme yapılmasının eylem planları arasında yer aldığını anlatan Oktay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aynı zamanda teorinin yanında pratik bilgi ve tecrübelerin artırılması için de staj programlarıyla iş dünyasının eğitime entegre edilmesi çalışmaları sürdürülmektedir. 11. Kalkınma Planı’nın yanı sıra, dünyayı yakından izleyen ve beşeri sermayenin gelişmesine öncelik veren politikalar oluşturmak, Milli Teknoloji Hamlesi seferberliğinin altı temel bileşeni arasındadır. Stratejik hedeflerimiz doğrultusunda yükseköğretim programlarında hiç vakit kaybetmeden güncelleme çalışmalarına başlayan Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına ve yeni bölümleri hızlı şekilde akademik programlarına dahil eden üniversitelerimize teşekkür ediyorum. TOBB Üniversitesinde Yapay Zeka Mühendisliği ve Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesinde Üç Boyutlu Modelleme gibi bölümlerin halihazırda açılmış olmasından memnuniyet duyuyoruz. Bugün açılışını yaptığımız kongrenin çıktıları doğrultusunda 2020’de yeni stratejik programların açılmaya devam edeceğine inanıyorum.” Fuat Oktay, YÖK’ün 100 tematik alanda 2 bin kişiye sağladığı doktora programı kapsamında mesleklerin dönüşümü göz önünde bulundurularak, siber güvenlik, yapay zeka, makine öğrenmesi ve ilaç tasarımı gibi alanların öncelikli olarak burslandırılmasının takdire şayan olduğunu vurguladı. Yaşanan dönüşümlerin hızı düşünüldüğünde kurumların adaptasyon hızının henüz istenilen düzeyde olmadığını söyleyen Oktay, “Geleceğin mesleklerine yönelik araştırma ve strateji tespiti çalışmalarının daha da genişleyerek artması gerekiyor. Ayrıca stratejik yükseköğretim programlarının açılmasının yanında program içeriklerinin de sürekli güncellenmesi gerekmektedir. Gençlerimizi geleceğin meslekleri için yetiştiren akademisyenlerimizin sürekli olarak kendilerini geliştiriyor ve ders içeriklerini güncelliyor olmaları da önemlidir. Akademisyenlerimizin dünyadaki teknolojik gelişmelerin önünden gidiyor olmaları, bize ufuk açmaları son derece kritiktir.” ifadelerini kullandı.

Yorumlar

Hazır Site by Uzman Tescil