Ana Sayfa Haberler, İzmir 9 Mart 2020

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR YÜRÜYÜŞÜ

Ayvalık Belediyesi Kent Konseyi öncülüğünde saat 13.00’te katılımcı tüm dernek ve sivil toplum örgütleriyle,öğretmen evi önünden Cumhuriyet Alanı’na kadar kadınlar sessiz yürüyüş yaparak, hem ülkemizdeki kadın cinayetlerini ve kadına olan eşitsizliği protesto ettiler, hem de 8 mart kadınlar gününü andılar.

Belediye Başkanı Mesut Ergin ve meclis üyelerinin karşıladığı yürüyüş yapan kadınlarımıza kırmızı karanfiller dağıtıldıktan sonra, 1857 yılında fabrikada ölen ve bugünün anılma sebebi olay vesilesiyle saygı duruşu yapıldı.

Ayvalık Belediyesi ve Kent Konseyi adına basın bildirisinin okunması, istiklal marşı ile program sonlandı.

BASIN BİLDİRİSİ;

Merhaba, Kadın haklarını kazanmak için 163 yıl önce hayatını kaybeden kadınlar adına MERHABA,

Merhaba, Atatürk’ün bize emanet ettiği Cumhuriyete sahip çıkan kadınlara MERHABA!

8 Mart Dünya Kadınlar Günü kadın dayanışması ve mücadelesinin uluslararası günüdür. Bugün yine hepberaberiz, meydanlardayız. Yine yeniden haklarımız için, kadın emeğinin sömürülmemesi için mücadelemize devam ediyoruz.

Biz kadınlar diyoruz ki; kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri son bulmalıdır. Her gün basında yer alan şiddet haberlerinden bıktık. Suçluların vicdanları sızlatan cezalar alması hepmizin içini kanatıyor. İyi hal ve haksız tahrik indirimleri kadına yönelik şiddetin normalleştirilmesine ve suçluların cesaret kazanmasına neden oluyor. Kadınları korumak adına çıkarılan yasa maddeleri ise ne yazık ki uygulanmıyor. Kadın cinayetine kurban verdiğimiz Emine Bulut’un “Ölmek İstemiyorum!” feryadı halen kulaklarımızda ve kalplerimizde çınlıyor. Son on yılda bizlerden koparılan 3150’den fazla kadın arkadaşımızı unutmadık. İktidar her fırsatta “Kadına yönelik şiddeti küresel bir sorun” olarak gördüğünü söylese de aslında bu sorunu çözmek için hiçbir adım atmıyor. İstanbul Sözleşmesi’ni görmezden gelmeye devam ediyor. Biz kadınlar kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddetin politik olduğunu biliyoruz. Bu nedenle biraradayız ve birarada olmaya devam edeceğiz.

Toplumda bilinçi olarak yükseltilen muhafazarlık, başta kadınlar ve kız çocukları olmak üzere, hepimizin özgürlüklerini tehdit eden boyutlara ulaşmıştır. Kadın bedenini kontrol altında tutma çabaları, kürtajı yasaklama, kadınların kaç çocuk doğuracağına, ne giyeceğine ve hangi saatlerde dışarıya çıkacağına karar verme yetkisini erkeklere veriyor. Aynı muhafazarlık kız çocuklarını gelin olarak görüyor. Her yıl binlerce oyun çocuğu evlendiriliyor. Bu konuda hiçbir adım atılmaması bizlerin içini acıtıyor. Din adı altında eğitim veren kurumların özellikle erkek çocuklarına dönük istismara açık alanlar haline gelmesi vicdanımızı yaralıyor. Son on yılda sayısını bile bilemediğimiz kadar kadın tecavüz ve tacize maruz kalmıştır. Tecavüze uğrayan kadınlar toplumsal baskı ve yasalar nedeniyle tecavüzcüsüyle evlenmeye zorlanıyor. Kadın mücadelesinin çıkış noktalarından biri olan “eşit işe, eşit ücret” talebi ise bugün halen karşılanmış değil. Toplumun yarısını oluşturan ve Dünyanın yükünü omuzlarında taşıyan biz kadınlar emeğimizin sömürülmediği, eşit işe eşit ücret aldığımız, çocuklarımızı güvenle emanet edebileceğimiz ücretsiz kreşlerin olduğu bir toplumda yaşamak istiyoruz. Tarım alanında çalışan kadınların, erkek işçilerle eşit ücret almasını istiyoruz. Ayvalık’ta pek çok kadının hayatını sürdürebilmek için gündelik işlere gittiğini ve güvencesiz çalıştırıldıklarını biliyoruz. Sosyal güvence her kadının hakkıdır. Biz kadınlar her patformda eşit temsil hakkımızı, kadın cinayetlerinin son bulmasını, İstanbul Sözleşmesi’nin hayata geçirilmesini istiyoruz. Yerel yönetimler ve mecliste az sayıda siyasi temsil olanağı bulan kadınlar seslerini yeterince duyuramıyor. Siyasi alanda yeterince temsil hakkı elde edilmeden kadınların yaşadığı sorunların çözülmeyeceğini biliyoruz. Onun için diyoruz ki, her alanda olduğu gibi siyasi alanda da eşit temsil istiyoruz.

Mustafa Kemal Atatürk, “Şunu anlamak lazımdır ki dünya yüzünde gördüğümüz herşey kadının eseridir” diyerek; dünyanın birçok ülkesinden önce kadınlara seçme ve seçilme hakkını vermiştir. Türk Medeni Kanunu ile kadınların eşit yurttaş olmalarının yolunu açmıştır. Bugün, bu kazanımlarımız elimizden alınmaya çalışılmaktadır. Biz kadınlar buna izin vermeyeceğiz ve haklarımız için mücadele edeceğiz.

SUSMUYORUZ, KORKMUYORUZ, İTAAT ETMİYORUZ!

YAŞASIN 8 MART, YAŞASIN KADIN DAYANIŞMASI!

Yorumlar

İlginizi çekebilir

Manavoğlu’na son görev

Manavoğlu’na son görev

Hazır Site by Uzman Tescil