Ana Sayfa Güncel, İzmir 13 Mart 2020

Doç. Dr. Oytun Erbaş Ege’ye konuk oldu

“Anılar: Ege Tıp ve Beyin

İbrahim Can Bakırcı – Ekrem Can Alaygut

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında “Anılar: Ege Tıp ve Beyin” söyleşisi düzenlendi. Etkinliğe; EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kutsal Turhan, EÜ Senato Üyeleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Söyleşide konuşmacı olarak Ege Üniversitesi mezunu Florence Nightingale İstanbul Hastaneleri Ar-Ge Koordinatörü ve İstanbul Bilim Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oytun Erbaş yer aldı.

Etkinliğin açılışında konuşan Rektör Budak “Hekimlik, insanlığın en temel hakkı olan sağlıklı yaşam için mücadeleyi esas alan bilim ve teknolojiyi kullanarak mesafe kat edilen önemli bir bilim alanı. Ülke olarak biz, sağlık hizmetinin en iyi olduğu ülkelerden biriyiz. Vatandaşın sağlık hizmetine ulaşımında çok ciddi bir mesafe alındı. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi de akademik açıdan ülkemizde lider fakülte konumunda. Son iki yılda yaptığımız yoğun çalışmalar neticesinde Hastanemizi ‘A plus Hastane’ düzeyine getirdik. Sağlık Turizmi alanında da gerek yurt içi gerek yurt dışı ciddi hizmetler sunuyoruz. Bütün sağlık çalışanlarımıza hizmetlerinden, emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Herkesin Tıp Bayramı kutlu olsun” dedi.

Konuşmasına Ege Üniversitesindeki öğrencilik yıllarından anılar anlatarak başlayan Doç. Dr. Erbaş, “Biz farklı bir milletiz, hiperaktif bir milletiz. Mesela gidin bir tatil köyüne, Alman çocuğu anasının yanında oturur. Türk çocuğu hiperaktiftir, yerinde durmaz. Ya gider dağa bayıra çıkar, ya boğulur” diye konuştu. Konuşmasının devamında beynin her şeyi karşılaştırdığına değinen Doç. Dr. Erbaş “İnsan beyni ilkeldir. Her şeyi karşılaştırır. Başarıyı da karşılaştırır, güzelliği de karşılaştırır” dedi.

Doç. Dr. Erbaş “Gen çok önemli. Bilim adamlarına baktığınız zaman birçok bilim adamında ilginç genler ortaya çıkmış. Bilim adamlarında ‘psikopatlık geni’ daha fazla. Çünkü adam vazgeçmiyor. MAO diye bir enzim var. Bazı insanların MAO’su hızlı çalışıyor, geçiveriyor ama bazı MAO’lar yavaş çalıştığı için bazı hevesler geçmiyor. Mesela öç almaktan vazgeçmiyor. Peki bu

obsesyon neyi kazandırıyor? Çevre burada önem kazanıyor. O hiç vazgeçmeyen çocuğu doktor da yapabilirsin, mühendis de yapabilirsin ama çevre kötüleşirse psikopat da olur. O yüzden kötü bir ailenin elinde bir suçlu olacak çocuk iyi bir ailenin yanında başarılı bir insan olabilir ” diye konuştu.

Etkinliğin sonunda Rektör Budak tarafından Doç. Dr. Erbaş’a plaket verildi.

Yorumlar

Hazır Site by Uzman Tescil